23 Nis 2011

CHP’nin seçim bildirgesi inandırıcı mı?

Kemal Kılıçdaroğlu, umarım seçim bildirgesinde verdiği sözleri yarın unutmaz, sabah “ben öyle söylemedim” demez…

CHP’nin seçim bildirgesi "Özgürlüğün ve Umudun Ülkesi Herkesin Türkiye’si” başlığı altında yayınlandı. Bildirgede yer alan vaatler, CHP için bir devrim niteliğinde. Türkiye’nin değişim noktasını yakalamış, demokrasi ve istikrarı savunan, devlet odaklı olmayan bir vaatler listesi görüntüsünde.

Seçim bildirgesinde yer alan maddelerin hayata geçirilmesi, verilen sözlerin tutulması durumunda, CHP kesinlikle “devlet partisi” imajından sıyrılıp “özgürlükçü ve halk odaklı” bir parti niteliğine dönüşebilir.

Ak Parti’nin “hizmet odaklı” seçim bildirgesine karşı CHP’nin sosyal demokrasi ve özgürlükler odaklı bildirgesini olumlu bulmamak ve vaatleri takdir etmemek mümkün değil. Şahsen Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’den böyle cesur bir bildirge beklemiyordum.

Ancak parti içindeki hem merkez sağa hem de sola savrulmuş kesimlerin ortak kabulü olan bir bildirge olduğunu da sanmıyorum. Zira; yeni anayasa, Kürt ve Alevi kimliği gibi en önemli konulardaki vaatler, partinin içinde ortak kabul görecek konular değil. Sağ ve sola dağılmış parti tabanını ortada nasıl buluşturacak, bence bildirgenin en zorlayacak yanı budur.

Ayrıca CHP’nin bugüne kadarki söylemleri, sadece AK Parti karşıtlığı adına Türkiye’nin en önemli sorunlarında uzlaşmaya yanaşmaması ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun liderlik konusundaki yetersizliği göz önüne alındığında, seçim bildirgesindeki devrim niteliğindeki bu vaatlerin tutarlılığı ve yerine getirilebilme olasığı düşündürücüdür. Vaatler çok demokratik ve halktan yana görünüyor ama onca katı devletçi yapıyı değiştirmek ya da devletçi reflekslerinden kurtulmak CHP için bu bildirgedeki vaatleri sıralamak kadar kolay değil.

CHP, özgürlükçü ve insan odaklı, katılımcı, herkesin söz sahibi olacağı bir yeni anayasa vaad ediyor, Ak Parti de aynısını vaad ediyor…peki neden anayasa değişikliklerine hayır dediniz? Neden uzlaşmaya yanaşmadınız?

Kürt kimliği için, anayasal yurttaşlık öneriyor, “Kürt yurttaşların kimliklerini yaşamalarının önündeki engeller çoğulcu ve özgürlükçü demokrasi ile aşılacak”, “Alevilere eşit yurttaşlık hakkı hayata geçecek" deniliyor. Bunların nasıl yapılabileceği konusunda somut çözüm önerilerine yer verilmemiş.

Hem yeni anayasa hem de Kürt ve Alevi kimlik ve yurttaşlık haklarını vermek için illa iktidar olmaya gerek yok ki, geçmiş dönemlerde bu konularda neden iktidar partisi ile uzlaşmaya gitmediniz, Kürt, Alevi kelimelerini bile kullanmaktan imtina ettiniz?

Ekonomi konusunda, “rekabetçi” vurgusu yapılarak iş dünyasına ve de küreselliğe kabul görüntüsü veriliyor ancak partinin ekonomi programı detay incelendiğinde ana hatları itibari ile devlet destekli, ithal ikameli bir ekonomik program öneriliyor. Bir yandan özgürlükleri savunacaksınız, sosyal demokrasi ve adalet vurgusu yapacaksınız diğer yanda devletçi ekonomi ile büyüme sağlayacaksınız, bu anlamda bildirgede tutarsızlıklar var.

Seçim barajının yüzde 5’e düşürülmesini öneriyorlar ancak komple seçim yasasının değiştirilmesi gerektiği konusuna bir vurgu yapılmamış.

CHP’nin seçim bildirgesindeki tüm maddeler incelenmeye ve irdelenmeye değer. Yukarıda sadece bazı önemli konuları irdelemeye çalıştım.

CHP’nin önceki politikaları ile kıyaslandığında, vaatler bir hayli ileri seviyede ve bir değişimi işaret ediyor. Bununla birlikte seçimi kazanmaya yeterli görünmüyor ancak oy oranını artırabilir. Bu anlamda AK Parti karşısında sıkı bir muhalefet yapabilir.

İstemezuk çizgisinden ayrılmış bir CHP görüntüsü güzel ancak Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP tabanını bunca devrim niteliğinde vaatleri yerine getirmek için nasıl ikna edeceği meçhul.

Ergenekon sanıklarının kabul gördüğü bir CHP’de bu vaatler bana çok inandırıcı gelmiyor…


CHP’nin 2011 Seçim Bildirgesi - "Özgürlüğün ve Umudun Ülkesi Herkesin Türkiye’si”

1 yorum:

salih dedi ki...

ahh beran kardeşim. bir siyaset meydanı,birde er meydanı ne babayiğitler gödü bilirsin!!!
bu meydanlarda birileri yenilgiye doyamadı,doymayacakta.yaşım 45 ve 15 yıldır istanbuldayım. bütün partilerin iktidarına şahit oldum.
siyasetle hiç ilgilenmem.fanatiği değilim.bütün insanları severim yaratandan ötürü.snal ortamda herşeyin doğru anlaşılacağını sanmadığımdan boş lafazanlık yapmak istemem. hoşçakalın değerli insan