24 Mar 2009

Afrika yeniden talan ediliyor


Hayatta kalabilecek kadar yiyecek bulamadığı için ölen yoksul insanların Afrika'sını “yeniden talana” başladılar.

Önce insanların topraklarına göz diktiler, ülkelerin sosyal ve politik yapılarına bakılmaksızın cetvelle sınırlarını çizdiler, kanlı darbeler ile istikrarsızlık yaratıp yeraltı ve yerüstü zenginliklerine, petrolüne, altınına, elmasına, gümüşüne el koydular.

Bu öyle bir zenginlikti ki ‘medeni’ ülkeler tarafından ‘medeniyet götürme’ adı altında talan edile edile bitirelemedi.

Önümüzdeki ayın ilk günlerinde Londra’da G20 ler toplanacak. Gündem maddelerinden biri de Çin’in Afrika’daki ekonomik faaliyetlerinin artışı ve Afrika ile ilişkileri.

Çin son yıllarda Afrika’da atağa geçti. Afrika’ya ticaret hacmini hızla büyüttü, enerji ve maden yatırımlarına ağırlık verdi, petrol arama ve imtiyaz anlaşmaları ile Afrika’daki siyasi nüfuzunu, ekonomik varlığını iyice güçlendirdi. Bugün pek çok Afrikalı Çin’deki üniversitelerde eğitim görüyor, yine bir kısım Afrikalı askerler Çin’de eğitiliyorlar.

Keza dünya bilgisayar endüstrisini kasıp kavuran Hindistan da Afrika’da hızla adını duyurmaya başladı. Hindistan, Afrika Birliği ile ortaklaşa dünyanın en büyük bilgisayarlı tıp eğitim projesini yürütüyor. Projede kullanılan ağ, Afrika'nın en büyük bilgi teknolojisi yatırımı olacak. Ayrıca Hindistan da Çin gibi Afrika ile ticaretini gittikçe yoğunlaştırıp, enerji yatırımlarına da başladı.

Çin ve Hindistan’ın Afrika’daki bu hamleleri Amerika ve Avrupa’yı çok rahatsız ediyor. Küresel ekonomik krize çözüm arayışlarının hızla devam ettiği bu günlerde, paylaşım savaşları da hızlanıyor.

İşin Amerika cephesine bakacak olursak; Amerikan araştırma kurumlarına göre 2015’te Amerika petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’sini Afrika’dan sağlamak zorunda kalacak. Ortadoğu petrol ve gaz rezervleri azalacağından ABD, petrol ve gaz sektöründeki yatırımlarını Afrika’ya kaydıracaktır.

Obama, kökeni nedeni ile Afrika’da seviliyor, barış mesajları tüm dünyada hedefini buluyor. Ama Obama Afrika’nın yeni yüzyıldaki önemini de iyi biliyor. Obama’nın Afrika’yla ilişkileri diğer kıtalarla olan ilişkilerden daha farklı olacaktır. ABD’nin son zamanlarda gerileme görülen Afrika’daki yatırım projeleri hızlanıyor, Afrika’ya maddi destek planları hazırlanıyor.

Şimdilerde Afrika’nın küresel ekonomiye katılımı hızlandırıldı. Ancak bunu yaparken yöntemlerde yine bir değişiklik yok… Afrika’da iş yapma biçimi halen “ortaklık”, “sosyal refahı sağlamak” veya “yardım” adları altında Afrika’ya empoze ediliyor. Asıl amaç yine "talan"...

Afrika’yı sömürme yarışında Türkiye’nin kullanılıyor olması da cabası. Çünkü Türkiye, bölgesinde bir güç haline geldi, herkes bunun farkında ve bu güç bazı doymazları Afrika’ya yanaştırma da etkin olabilir. Düğün değil bayram değil eniştem beni niye öptü hesabı, devlet büyüklerimizin Afrika’ya kimi zaman konsolosluğumuz bile olmayan ülkelerine ziyaretleri de bunun bir göstergesi olabilir mi? Kenya ve diğer Afrika ülkelerinde açılan Fetullah okulları da cabası.

Küresel tanrıların Afrika’daki hamleleri yine milyonlarca yoksul ve aç insanın sırtına basılarak yapılacaksa ve bir bu kadar daha Afrikalı çocuğun açlıktan ölmesine göz yumarak yapılacaksa bunun adı “ortaklık” değil “talan” dır.

Afrika’nın yeniden talanı!

Obama’nın gelişine yakın dikkate alınması gereken bir konu olduğunu düşünüyorum…

Türkiye, Afrika’da yeni bir talan için alet olmamalıdır.

Türkiye, Amerika ve Avrupa istediği için değil, Afrika’da zor durumda bulunan insanların gerçekten refahı için çalışacak bir ülke konumunda olmalıdır.

Başka bir dünya elbette mümkün ancak bu dünya Afrika’nın da sömürülmeden içinde bulunduğu bir dünya olmalı!

Ve nihayet bir Afrika atasözü;

Sular yükselince, balıklar karıncaları yer… Sular çekilince de karıncalar balıkları…. Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir…Çünkü kimin kimi yiyeceğine, "suyun akışı" karar verir.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Beran

Hep aynı senaryo, hep aynı yönetmenlerle çekilen hep aynı filmler. Değişen birşey yok senin anlayacağın.

Sadece Afrika değil dünya pazar paylaşımı böyle oluyor. Ülke içindeki işbirlikçilerlede o ülkenin halkını ele geçirmek çok kolay hale geliyor.

(Şifremi yazdım ama bir türlü kabul etmedi. Bende adsız bölümünden gönderdim.)

Sevgiler.

Uğur Erhan

Beran Uzer dedi ki...

Bu böyle gitmez! Gitmemeli! Gün olur devran döner!...sevgiler