11 Mar 2009

İstanbul'un sahnesi çöktü


'Sahne senin İstanbul' dediler, sahneyi yüzlerine gözlerine bulaştırdılar.

İstanbul’da sahne filan kalmadı, onca umutlarla 2010'da Avrupa Kültür Başkenti olmaya ramak kala, bakın sahne ne alemde...

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti için oluşturulan İstanbul 2010 AKB Ajansı'nın Yürütme Kurulu Başkanı ile üyeleri istifa etmişler. Ajansın açıklamasına göre “kendi istekleri” ile görevi bırakmışlar. İstifa edenler ise “çeşitli engellerle karşılaştıkları için” göreve devam edemeyeceklerini ifade etmişler.

İstifa eden Yürütme Kurulu üyeleri, Genel Sekreter Eyüp Özgüç ile birlikte çalışmak istemiyormuş. Eyüp Özgüç'ün arkasında ise Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı varmış.

İstanbul’un sahnesi öyle bir karışmış ki işin içinden çıkabilene aşk olsun. Diyorlar ki bu işin çözümü Başbakan Erdoğan’a kalmış.

İstanbul, Avrupanın 2010 başkenti olacak dediler, hatta nerdeyse dünya başkenti bile ilan ettiler.

1 milyar TL bütçe ayırdılar, köklü yapısal değişimler gerçekleşecek, kentin tarihi dokusu korunarak dönüşüm projeleri hazırlanacak diye sağır sultana duyurdular.

Ajanslar kuruldu, bütçeler emirlerine verildi, uzmanlar başa geçti, STK lar devreye girdi…

Sonra?

Anlar anlamaz herkes işe burnunu sokmaya başladı. Ajansa bürokratlar da atandı…Evlere şenlik bir ajans, içerisinde yok yok.

Bir işi yapmak istemiyorsan komisyona havale et demişler…çok önemli bir proje ancak bu kadar verimsiz yönetilebilirdi.

Verimsizlik bir yana, kime hangi çıkarlara hizmet ettiği belirsiz bir proje haline getirildi, esas amacı unutuldu, rant kavgası başladı.

Bu işin arkasından, kim, nasıl, ne kadar yiyecek kokuları geliyor.

2010’da İstanbul, Avrupa Kültür Başkenti olacak, biz de AB ye adım atacağız! Biz AB ye girene kadar girmeyen kalmadı zaten.

İstanbul, dünyada “kültür başkenti” olarak daha çok yerini arar…

Onca kaçak yapılaşma devam ederken, kentin yüzde altmışı kaçak, ruhsatsız iken, bir yağmur yağdığında insanlar karşıdan karşıya yüzerek geçiyorken, trafik arap saçına dönüyorken, kentsel dönüşüm projeleri adı altında kent yağmalanıyorken…( İstanbul’un o kadar çok problemi var ki, yaz yaz bitmez) bir de üstüne beceriksizlikler eklenince…

Bir yazımda da dediğim gibi; “Hangi Avrupa kültürü? Hangi Avrupalı İstanbul? Hangi Avrupalı Türkiye?”

Ne bekliyorduk ki?

İstanbul’un sahnesi yerlerde sürünüyor…insanın içi acıyor.

Hiç yorum yok: