8 Mar 2009

Bahar gelmiş kentime


Yine bahar geldi...

Tabii ki gelecek...Her kışın arkası bahar değil midir? Daha önceleri de geldi bu baharlar, hem de kaç baharlar geldi geçti.

Üşümeden uyumak, üşümeden uyanmak zamanı şimdi…

En şahane olmanın tam da sırası şimdi.

Mis gibi limon çiçeğinin kokusunu beyinlere mıhlama zamanı şimdi…yürekleri bahar dalları ile sardırma zamanı, güneş tam yakmadan yanıp tutuşma zamanı şimdi…

Kış vakti örttüklerimizin kaçıncı açığa çıkışı bu…kaçıncı sancıların bitişi, unutulmaya yatmış duygularımızın uyanışı bu?

Ben bu baharlara çok aşinayım, hatta bir keresinde çok fena aşık olmuştum ve hatta çok fena başım dönmüştü. Güzel havaları görünce Orhan Veli gibi olmuştum hatta. Şair değilim ama en az onun kadar mahvolarak mutlu olmuştum bu güzel havalarda.

"Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti."

Mahvet be bahar, bu sefer de mahvet…vur gönüllere, vur yüreklere, vur karanlık beyinlere…doldur baharını içlerimize be bahar!

Çeki düzen verilmeli hayata...kirlettiğimiz sayfaları kapatıp, özetlerimizi temize çekmeli, kenarına mor menekşe çizmeli, yeşil çimen üzerine tepişen filler değil, gülen çocuklar, kınalı kuzular, sarı papatyalar çizmeli…

Yaza hazırlanmalı…güneşli günlere, maviliklere sürmek için, motoru hazırlamalı…

Bahar gelmiş duygularıma...

Bahar gelmiş evime...

Bahar gelmiş memleketimin dağlarına...

Bahar gelmiş Türkiyem’e...

Baharın gelmesine çok seviniyorum...

Göz bebeklerimin içindeki o izahı zor parlamanın sebebi başka ne olabilir ki?

Hiç yorum yok: