22 Nis 2009

Bayramsız Çocuklar


Her yerde karşılaşabilirsiniz onlarla…

Gün ışığına hasret bir gecekondunun bahçesinde veya bir parkın sessiz bir köşesinde,

Yeşil ışığın yanmasını beklerken sağınızda solunuzda,

Bolca varoşlarda, dağda tepede, mezrada,

Beyoğlu’nun arka sokaklarında, bazen bir viranede, gözden ırak bir yıkıntının arasında,

Bir çöp bidonun yanında,

Bir lastikçi, bir oto tamir atölyesinde,

Afrika’da, Afganistan’da, Darfur’da veya Somali’de, Filistin’de,

Kimi zaman ağzı salyalıların kirli ellerinde, kimi zaman yaşlıca bir kocanın emrinde,

Çocukları esirgeyen bir kurumun küf kokulu yatakhanesinde,

Bir demir parmaklığın arkasında, özgürlüğe hasret…

Televizyonda, gazetede, internette,

Her yerde karşılaşabilirsiniz onlarla…

Bizim çocuklarımız onlar…

Hani çocukluklarını ellerinden alıp, yerine sopa, tiner, taş, molotof, yapıştırıcı tüpü, kağıt mendil, silah v.s verdiğimiz,

Hani savaşlarda kalkan diye kullandığımız, ışıksız bıraktığımız, geleceklerini yok ettiğimiz, hayatlarının baharında kışı yaşattığımız,

Dudaklarına ruju sürüp, beline kırmızı kurdaleyi bağlayıp kocaman adamların altına yatırdığımız, cinsel istismarlara maruz bıraktığımız,

Bizim çocuklarımız onlar…

Soralım bakalım açlar mı, toklar mı?

Bayramlık elbiseleri hazır mı?

Soralım bakalım 23 Nisan’dan haberleri var mı?

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı...

Atatürk tarafından, dünyada ilk ve tek olmak üzere, çocuklara armağan edilmiş bir bayram...

Çocuklarımız yine Cumhurbaşkanı, Başbakan olacaklar, Vali olacaklar, o olacaklar, bu olacaklar, dünyanın her yerinden gelmiş başka çocuklarla bir takım etkinliklere katılacaklar…iyi, güzel, hoş..

Bayramlarını kutlayan, mutlu, güzel, pırıl pırıl çocuklar göreceğiz…

Ama çocuklarımızın çok büyük bir kısmının hiç bayram yapacak halleri yok…

Yine de kutlu ve mutlu olsun 23 Nisan!

Geleceğimizin umutları çocuklarımız…Bizim çocuklarımız onlar!


*****


“Şu çocuğun eline şimşir bir topaç verseler şimdi
Bir küpeli uçurtma
Bir kâatla kurşunkalem
Çalar adamın suratına
Ona çakı ona sapan ona para”…
(Metin Eloğlu)

Hiç yorum yok: